Yağmur Ayşe KAN
Edebiyata Mecburlar

Yağmur Ayşe KAN

Göğsümden siyah trenler geçiyor, yaprakları söküyorum ve yuvarlanıyorum onlarla. Zehirler gitsin için, taşlar oturmasın için. Parmaklarım koyu mürekkep. Karanlık ya da huzursuzluk olmak değil. Bu, yalın bir âh. Belki biraz da yankılanan. Taşlar. Yollar. Velhasıl kelam, benden ziyade şiirler.  Şiirler ki nefese mecbur bir hayatta, alabilme çabam.

E-Posta
Facebook
Youtube
Web

Yazarımızın şu ana kadar yayınlanan adet eseri vardır.

Tüm Yazıları

Harflerce

bazı masallar gece, ve gece bazı masallar düşerken kaleme düşerlermiş yüreğe, gözlere perdesizce... perdeler varken bile gözlerimiz kamaşırdı her bir kelimede. kayıp bir adamın elinin gölgesinde; ay ışığı, dingin bir deniz ve yağmurun yanında, bahsedilecek bu masal ölüme koştuğumdur bile bile...
idile-zîn

idile zîn

idile zîn sen kaybolmayı seçtin, ben kalbimi kaç tapınak, sunak geçti içinden çınlarken gökyüzü döküldü ağaçlar kabuklarıyla yapraklarında zehirli nota ah! çocuktun yalınayak. insanlarla, olamamışlarla aynı dili konuşamamaktan sustuğumdu kanırttığın ısrarla ne çok yanıldın bana sessizliğini...

Öp ve Öl!..

zamanla arkada bıraktıklarım dalgalanınca başlıyor fırtına kara sularda, soluk soluğa lütfen, buraya bir lavanta!.. yakamozların dansından geçip, gecenin içinde deli rüzgar kesilip, sıyrılmışken tüm perdelerden ellerinin ötesinde lâl kesilmek ışıksız, yıldızsız örtüyor üstümü. iki yarım...

Yuvarlanan Taşlar

çakıl taşlarının suda gölgeni sevmesi gibi bir temmuz akşamı hatırası tenimde kuruyan koca mevsim durur kalbimde sesli, renkli ölü menekşe saksıları. gece, yandı bir ucundan iştahla, hayatın ölüme değdiği noktada sende kesişirdi...
Seken Taş

Seken Taş

Seken Taş / belki bazen sadece, sessizce ölmek gerektir / vitrinlerde ve gözlerde ışımaktansa gecenin etine kıymık olmayı seçmiş seçilmişliğinin çığlığını perdelemiş nefeslere -çizgiler elverdiğince- putlaştığım ve çoktan taşlaştığım noktada dışım morg...