Seken Taş

/ belki bazen sadece, sessizce ölmek gerektir /

vitrinlerde ve gözlerde ışımaktansa
gecenin etine kıymık olmayı seçmiş
seçilmişliğinin çığlığını perdelemiş nefeslere
-çizgiler elverdiğince-

putlaştığım ve çoktan taşlaştığım noktada
dışım morg fısıltılarını söylerdi
içim ağlayan bir kızı
şarkılar yakardı bazen, bazen kokular
kaburganızdan yakalar
her biri ayrı bir tabuta saklar

eğreti çukursal varoluşlar
bulamadıkça yankısını
yarıklar açtı yarım kalmışlara
şimdi sökülüyor yapraklar
tutamıyor hiçbir deniz
ne derinini ne kendini

göğünüzde ve göğsünüzde simsiyah kuşlar
çırpınmadan kanayadursun
avuç dolusu toprak
yağmur uğultusuyla
bırakıldığı gibi koyu

mermileriniz tükendiğinde
serçeler gitmişti
kalemler de bittiğine göre
asabilirsiniz kelimeleri anlamlarından
beni de

Yağmur Ayşe Kan

TEILEN
Önceki İçerikDoksanlı Yıllar
Sonraki İçerikLimon Kolonyası
Yağmur Ayşe KAN
Göğsümden siyah trenler geçiyor, yaprakları söküyorum ve yuvarlanıyorum onlarla. Zehirler gitsin için, taşlar oturmasın için. Parmaklarım koyu mürekkep. Karanlık ya...

Kimler Neler Demiş?

avatar
wpDiscuz