Sait KÖŞK

Editörün Önerisi: Bu kitap hakkında detaylı bilgi…

Edep ki gönlün aynasıdır. Kişinin pahasıdır. İnsanın haddini bilmesidir.

Utanmak ki kulun en ince, en hassas yanıydı. Zedelendi mi o ayar, topyekûn dibe vurur ve kulu örtüsüz ve ölçüsüz bırakırdı.

Züleyha’yı zül eden bu sevda ocağında, iş Yusuf gibi dik ve iffetli olabilmekte.

hz-zeyneb-2

Aşkın durağı yoktur. O kendi başına buyruk bir gezgindir. Beğendiği yerde konaklar, istemediği yerde gözükmeden kaybolur.

Sonsuz yolun ilk kapısıydı dünya. Sonsuz âlemlere göre bir dehliz, koridor, tünel ya da şube. Kimine bir cehennem çukuru, kimine göre ise cennetin bir ön şubesi.

O sıcacık ve tertemiz yüreğine kini, gururu bulaştırma. Vesvese çölüne sürme yüreğini. Şeytanın hain oklarına hedef olma, ne olur. Akıl almaz yokuşlarına sürmeden yüreğini; gel, gerçeğin sesini duy. “Lâilâhe illallah” de.

Bazı duygular gibi aşk da söze aşikâr olunca acizleşirdi. Cezbesi gider, kelimeler kıymetini yitirirdi.

Sen diledin ve yaptın Rabbim diyebilmek. Hayırda ve şerde kaderine razı, emrine amadeyim, diyebilmek.

Ayrı inançların, ayrı yolların, ayrı kolların, ayrı görüşlerin iki insanının bir çatı altında hayatı paylaşması kadar zor ne vardı şu yeryüzünde?

Bakinin yolunu bulana; kul sevgisi deryada damla, devede kulak kalır. İyisi mi sen kelebek olmaya bak. Işığın ardına düş. Kalbini uçur ve kanadını gerçek aşkın ateşinde yak!

Bazen en değerli bir şeyimi kaybedecekmişim gibi bir his gelir içime. O sen misin acaba?

Birlikte geceyi delip güneşe koşacağız. Issız çöl gecelerinde yetişen cılız bitkiler değil, aşkın gülşenleri ısıtacak yüreğini. Unutma!

Aşka tende değil, canda dokunanlar billur kaynaklara kavuşurlar.

Sabır, kupkuru bir suskunluk değildir. Sabır, derdin içindeyken onu verene şükürle yönelebilmektir.

Anne candı. Candan öteydi. Anne gözdü. Yokluğunda dünya görünmez olurdu. Annesizlik ise bir harlı közdü ki, ciğerler yakar, tutuştururdu. Dağdı anne, sırtını yasladığın. Güneşti, kucağında ısındığın. Arkadaştı… Sırdaştı… Yoldaştı anne. Evlat için her şeydi. Bir evlat ancak annesini yitirince çocukluktan çıkardı.

Kalpte bekçi yoksa dıştan gelen her türlü ikaz ve zorlama sınırlı kalıyor.

Cefa işkenceden gelse, çekmesi kolaydı belki ama sefadan olunca çekilmesi zordu. Sevgiden, aşktan, muhabbetten gelen bir cefaya boyun bükmek, kadere teslim olabilmek…

Ey yalnız görücü, yalnız bilici ve yalnız işitici ve yalnız Yaratıcı; Sen varsın ya, gerisi yalan. Gerisi geçici. Yalnızların yanındasın. Yalnızların sığınağısın.

İman, çölü saray kılar. İmansız bir ruha saraylar çöl olur. İman bir iç cevherdir ki, taratan onu bahşettiğine Rahmetini gönderir.

Hatalar Hafa toprağı altında kalmalı. Dile almayacak. Alevlemeyecek yangını. Köpürtmeyecek söz kazanlarını. Altına odun vermeyecek. Haticece sadakatli. Meryemce suskun. Asiyece sabırlı.

Sevginin olmadığı yerde ırmaklar akmaz, gökler kuşağını takmaz, çiçekler gülmez, âlem düğün dernek kuramaz. Aşk evrenin özütünü yüklenmiş iksir iken, biz ona kalplerimizi kapatamayız. Kapatırsak şu kıraç kayalardan beter oluruz.

Sıkıntı, dert, tasa “Allah’a Sevgili” olandan başkasına inmedi. Gönüldeki hüzün ve keder günahlara kefarettir.

Sevgililer ancak kabre kadar bize eştir. Ama onun ötesinde yaptığımız ameller, ettiğimiz işlerdir bize yoldaş olan. İmanı kazanmak ve kaybetmek davası her nefsin en büyük davası iken, nefsimiz bize çakıl taşlarını süslü göstermiş, cam kırıkları olan dünyevî hazlara can elmaslarını değişivermiş.

Gönlü hakikat yolunda yakmak gerek. Ömrü yakmak gerek. Nefsi yakmak gerek. İnsan yanmalı ki, başkaları o ışıkla yol alsın.

Aşk bir varlık usaresidir. Onu nefis elinden içenler zehirlenir. Kalp elinden içen ise sevda nehrinde yıkanarak sonsuz Kevser’e kavuşurlar.

Seven yüreklerin vedası olmaz. Ancak emaneti vardır. Fiemanillah.

Kalp Rabbin teceligâhı. Başka sevmekler o kaba konmaz. Sevecekse insan, aşkın merkezince sevebilmeli. Kulu var edenin hatırına kula gönül vermeli. Başka sevmekler bu sevgiye zül ve hakir gelir.

Utanç ki kulun en gizli tevbesiyken, hayâyı yitirenler bundan nasipsiz ve habersizdi.
Ne çok şey vardı şu dünyada, insana yâr yerine hâr olan.

İnsan verdikçe çoğalır Ey Âkil. Sana da tavsiye derim. Dene bak. Yüreğe iyi geliyor.

Aşkın kelamı yücedir. Aşk rafinedir. Katışıksız sevgilerle bezenince aşk olur. Kışra takılmadan lübbü bulmak, özün özütüne varmaktır aşk.

Âşık riyayı sevmez. Maskeli değildir. Özü sözü bir ve dosdoğrudur. Kararlı ve mukimdir. Bunun için maşukların gözü ve gönlü tek vücut, yek kelamdır. Biri susar, diğer konuşur. Diğeri işitir, beriki duyar.

Gerçek sevgi sefa deminde çoğalmaz, cefa anında ise aşktan bir damla bile azalsa onun adı aşk olmaz.

Seven bir kalbin duası her yerde geçer.

Kibirlinin kirini kin temizlemez. Kan yıkamaz. Kem paklamaz. Kibrin çirkefini ancak yumuşak başlılık giderir. Gözyaşı temizler. Tevbe yok eder.

Biz hepimiz âşıklarız. Bizi var edenin, bizi hüşyâr edenin, bize ruh bahşedenin âşıklarıyız. Diğer aşklar o aşktan süzülen şualardır. Bedbin yürekler, hodbin sevdaların ardı sıra sürüklenirken, onun yarattığını sevmek âşıklık makamının köprüleridir.

Aşk beklemeyi bilmektir. İnancı kuşanmaktır. Aşk kolay yutulur lokma değildir. Aşk güzeldir. Lezzetlidir ama acısını çekmeden yeşermez. Aşk bu denli güzelken nasıl acıtır? Nasıl yakar? Nasıl yıldırır? Nasıl çıldırtır? Şunu iyi bilmek gerek ki aşk, mana erozyonuna uğramış üç harfin yekûnu bir kelime değildir.

Biz aşkı abıhayat bilip içmişiz./ Bir sevda uğruna tâ ezelden./ Her güzelden geçmişiz.

Aşkın gözü karadır. En koyu karanlıkta yürür. Karanlıkta da görür. Aşk cesurdur. En zor yollardan aşar gelir. Aşk eskimez, aşk bitmez. Aşk ertelenmez, leke tutmaz.

Aşkın dili vardır, kalbi vardır gizli. Gözü vardır gözükmez. Ağzı, dili, kulağı vardır bilinmez. Ancak aşk ehli onu gözbebeğinden bilir ve tanır.

Kederli bir kalbin kıyılarına vuran dalgalar kadar yumuşak bir dokunuştur aşk.

Bir ulu mülktür sevda. O mülkte ancak melekûtu bilenler kazançlıdır. Şunu unutma ki devamı olmayan şeyde lezzet yoktur.

Âşık gönüllerin gülizârı Kur’andır. Dertlere deva, sıkıntılara şifadır o.

Şiddetli darbelere köklü ilaçlar gerek. Aşk bir yıldırım darbesidir. O yıldırım darbesini ancak rahmet yüklü bulutlar durdurur.

Kalp hassas bir terazi gibidir. Çabuk ürker, çabuk korkar, çabuk yorulur. Onu kavî kılan ancak imandır, aşktır ve imtihandır. Şunu da unutma ki mecâzî aşkı tatmayan hakiki aşkı bulmaz. Kalbin ince tartıları aşkı ölçerken derunundaki sonsuz güzellikte yok oluverir.

Aşk dediğin beklemektir ey sevgili. Sevginin hamurunda vefa, saygı ve edep varsa eğer, aşka dönüşür.

Bilmez misiniz ki altın toprağın derinlerindedir. En nadide çiçekler denizin dibinde büyür. En güzide çiçekler uçurumların uç kısmında açar. İnsan da öyledir. Tabiatındaki cevher; kazıp çıkarmadan, ateşlere tutmadan, alevde cilalanmadan değer kazanmıyor.

Güz geçmeden bahar gelmiyor. Zemherinin soğuğunu devşirmeden… Acılarda pişmeden, ateşte dövülmeden nasıl tav alamıyorsa demir; yanmadan, yıpranmadan, yıkanmadan olmuyor. Bize düşen sabır…

Aşktır bunun adı. O nazlı bir konuktur ki her gönüle konuk olmaz. Yüreği sıcak, kalbi duru, şefkati berrak insanları kendine dost edinir. Ne mutlu sana ki aşk seni seçmiş. Adam bilip misafir olmuş. Konuğunu iyi ağırla ey âşık!

Aşkı tatmayan bir yürek donuktur. Renksiz ve ahenksizdir. Aşkı duymayan bir kulak, bülbülün içli tegannisini nerden duysun? Aşkı kuşanmayan bir kalp saba rüzgârının tatlı esintisiyle nasıl ferahlasın? Aşkı görmeyen bir göz, göğün yedi renk örtüsüne kördür. Aşkı bilmeyen ahengi bilemez genç. Hayatı anlayamaz. Aşk iyi bir tabiptir. İlacı sabır, devası acıdır ki, kör noktalarımızı uyarır. O uyanış içinde ışıkla tanışırız. Varsın az biraz yakıversin. Ne gam!

Dostluk ipek kaftan gibidir. İncelik ve hassasiyet ister. Onu hak etmeyenin sırtından kayıp düşer. O kaftanı taşıyamayanlar üşümeye mahkûmdur.

Allahın nuru ile nurlanan bir gönül semasını hangi bulut kaplayabilir ki? Mülk onun, memluk onun iken biz neyi sahiplenebiliriz? Ona teslim olmayı bilen bir kalbe hiçbir yük ağır gelmez.

İki şey saadet devrinin geçerli akçesiydi: Allah’ı ve ölümü çok sık hatırlamak; yapılan iyiliği ve görülen ezayı unutmak.

Kibir kalbin kıyısında karıncanın ayak sesinden bile gizli gezer. Onu fark edip oradan çıkarana ne mutlu!

Su gibi vefalı ve sır tutucu olmak ne güzeldir.

Af bir gönül kıvamıdır. O kıvamı ise ancak âşık sineler kuşanabilir.

Kalbin hecesi tektir. Onun adı aşktır. Aşkın hakikisi ise bize bu sevdayı bahşeden Allah aşkıdır. O aşk sonsuzdur ve kıskançtır. Benim kalbim Allah aşkıyla dolu. Onu razı etmek için seviyorum senin. Onun rızasıyla hareket ederiz. Onun aşkıyla yol alırız.

Aşkın gül bahçesine acısız, kahırsız ve ıstırapsız girilmiyor.

Aşkın yekûnu yücedir. Onu kelebek ömrü kadar kısa hayatlara sığdıramayız.

Sabır ve Vefâ Timsâli Hazreti Zeynep, Nurdan Damla, Hayat Yayınları, 2013

 

 

Kimler Neler Demiş?

avatar
wpDiscuz