zamanla
arkada bıraktıklarım dalgalanınca
başlıyor fırtına
kara sularda, soluk soluğa
lütfen, buraya bir lavanta!..

yakamozların dansından geçip,
gecenin içinde deli rüzgar kesilip,
sıyrılmışken tüm perdelerden
ellerinin ötesinde lâl kesilmek
ışıksız, yıldızsız
örtüyor üstümü.
iki yarım nefes oraya!..

özlüyorum elinin gölgesini,
dökülüyor balıklar hafızamdan
yırtık alfabelerle
sökülüyorum
sade bir dua tamlanamayan hayata!..

bazen diyorum
dizlerimden değil de
gözlerimden vursaydın beni
gidebilir miydim yine de, sensizliğe
ötelerce, ellerimde menekşe
gölgesiz, bekçisiz, merdivensiz
canlılığını fısılda!..

yollara vurulmuşluğumla
bir su perisi görürsem
diyeceğim ki
öp ve öl!..

-ki gitmek en çok ölmekti.

Yağmur Ayşe Kan

TEILEN
Önceki İçerikDeniz Kıyısında – Ferit Edgü
Sonraki İçerikMaliyetsiz Yazı
Yağmur Ayşe KAN
Göğsümden siyah trenler geçiyor, yaprakları söküyorum ve yuvarlanıyorum onlarla. Zehirler gitsin için, taşlar oturmasın için. Parmaklarım koyu mürekkep. Karanlık ya...

Kimler Neler Demiş?

avatar
wpDiscuz