(MS.Kara Aralık Perşembesi
Gibiler Ülkesi)

Gözlerine sığabilirim,
Geçti ıslak yeleli bir at gibi ılık bir rüzgâr, öpme istersen
Ve sen çekip gitmektesin arkana dahi bakmadan, güneş doğarken tenine
Bir sükût suikastında olacağım işte ben o an…
Demokratik bir sevda benimki, sansürledin ama sen beni kalbimin Abdülhamid’i
Sevmiyorsan kapanacak, çekilecek kepenkler… Terörün başlıyor buralarda…
Seninle bugün, bu gece son dansımı yapacağım galiba Gibiler ülkesinde…
Yarışır gibi sevemem seni…
Soluk soluğayım
İki delinin savaşı…

Bana yoksun biliyorum,
Kara kara badem gözlerim acıyla bakıyor,
Sessiz bir cumhuriyetin ilk basamağı gibi;
Bir savaş yaratıyorum kendi kanımda…
Yaradan ve kaderim beni boğar gibi…
Gibiler ülkesinde…

Çaresizliğin, ümitsizliğin türküsü
Türkülerin en içlisi, en hüzünlüsü…
Hiç dinledin mi içinden severken bu şarkıyı?
Ağlamakta başucumda bir çocuk,
Çölde bir yolcu gibi yalnızlığım içinde…
Kaçtım koşar gibi içimdeki senden,
Ateş düşünce söndüm hep sırılsıklam…
Aşk benim sevdiğim şehirler gibidir…
Gibiler ülkesinde…

Bir gün ölürsem, hiç istemeden
Gibiler ülkesinde üstümde bir şey kalmasın,
Okşamayın saçlarımı,
Taşımasın kimse bedenimi,
Bırakın denizi görsün ruhum,
Uçan kuşlara, sahte dostlarıma serbest ağlamak,
Annem ağlamasın bir tek,
Gibi gibi seven sevdiğim de kalsın, ne yaparsa yapsın tırabzanlardan indiğimde…
(Bende aklı düğümlü sanırım durumu kronik)

Semiramis Etrüsk

Kimler Neler Demiş?

avatar
wpDiscuz