“Olmak ya da Olmamak! Bütün Mesele bu”

William Shakespeare’nin Hamlet adlı ünlü eseri babanın öcünü almak üzerine kuruludur. Hamlet’in babası taht için öldürülmüş, annesi de kayınbiraderi ile evlenmiştir. Sonradan anlaşılır ki katil amcadır. Bu durumda oğul babanın intikamını almak üzere harekete geçer ve üzüntüden gazaba doğru yol alır.

Yönetmenliğini Sarah Spillane’nin üstlendiği Asla Vazgeçme adlı film, Hamlet’e bir nazire gibidir. Hayatına dair her şeyi bırakıp Aborjinler’in olduğu bir okulda edebiyat öğretmeni olan Dino Chalmers, ötekileştirilmiş ve eğitilmesi zor çocukların eğitimini sanat aracılığıyla tamamlamak ister. Bir tiyatro ekibi kurarak Hamlet’i oynamalarını sağlar. Bu çocukların çoğunun evinde suçtan dolayı mağduriyet vardır. Babası hapiste olan ve tiyatroya yetenekli Liam Wood, ekipte Hamlet rolünü üstlenmiştir. Ne var ki babasının intikamını almak ve almamak arasında gidip gelmektedir. Liam Wood’nun abisi ne olursa olsun babasının intikamını almak istemektedir.

Liam Wood, oyun boyunca abisi, ailesi ve sokaktaki yaşamı tercih eden arkadaşlarının baskısı altında kalır. Diğer yandan Hamlet oyunundaki Hamlet’in iç konuşmalarından “Özgürlüğün” yolunu seçip seçmemek konusunda da düşünmektedir.  Gelişen olaylarla abi, babanın intikamını almaya yönelir ve karıştığı bir olayda ölür. Liam Wood ise gelgitlerine devam eder. Hatta oyunun son gününe kadar sokakta yaşamaya devam eder. Öğretmeni onu sokakta bulur ve konuşur. Öğretmen gösterinin olacağı davet için herkesin bir kişi çağırabileceğini ona da neden bu oyunu izlemesini istediğini bir mektupla anlatmasını ve davet etmesini ister.

Liam Wood,  öğretmenin konuşmasından sonra hapishanedeki babasını ziyaret ederek yazdığı mektubu verir, intikam için ölmeyi değil yaşamak için özgürlüğü seçtiğini söyler ve “Baba ben senden farklı olacağım” der. Liam Wood günü geldiğinde sahneye son anda yetişir ve başarıyla rolünü oynar ve okuldaki yaşamına geri döner. Öğreneceği ve yaşayacağı daha çok şey ve güzellik vardır.

Baba-oğul ilişkisinde utancı üstlenmek konusunda edebiyatta değişik örnekler vardır. Pinokyo, kuklalıktan çıkmak ve insan olmak ister. Ne var ki her defasında başını belaya sokar. Filmin ve Hamlet’tekinin tersine Baba bundan utanır ve balığın karnında yaşamaya başlar. Taki, Pinokyo onu gelip kurtulana kadar. Pinokyo’nun adam olabilmesi için utanca boğulan babasını kurtarması gerekmektedir.

Babalar, çoğu zaman itaatli çocuklar isterler ve çocuklarının “insan, adam gibi” davranmalarını isterler. Ne var ki zaman zaman da aynı babalar kendi davalarının intikamını oğullarının üstlerine yıkarak bir öfkeyi ve davayı sürdürmek ister. Pinokyo öyküsünde iyi çocuk olmak isteyen kukla, babayı kurtarır. Hamlet ve filmde ise babanın intikamı için çocuğun iyi bir insan olmanın erdeminden daha çok “öldürme”  ile onay alması söz konusudur.

Hamlet’in ünlü tiradında “Olmak ya da olmamak; işte bütün mesele bu!” der. Galiba baba oğul ilişkisinde de babanın kimliği ve ne istediği, doğru olanı yapmak konusunda belirleyici gibi görünse de her oğulun önündeki mesele şudur;  babanın intikamını almak, ataya borç mudur yoksa özgürlüğün yolunu aralayacak adam olmak meselesi midir?   Pinokyo, babasını kurtarmakla erdemli davrandı ve kuklalıktan çıktı. Eğer oğul babasının intikamını sorgulamadan “Olmak ya da olmamak, bütün mesele bu” demeden intikam alıyorsa, onu da kuklalıktan kurtarmak gerekiyor.

Siz babanızın intikamının peşinde koşarken kuklalıktan kurtulmayı mı beklemek istersiniz; yoksa kuklalıktan kurtulmak için babanızın da hayrına olabilecek bir erdem mi sergilemek istersiniz?  Babalara gelince;  Ey babalar ve kendilerine baba diyenler, oğullarınıza sonu ölüme giden yük yüklerken babalığın erdemine yakışıp yakışmadığını hiç mi sormazsınız?

Olmak ya da olmamak! Galiba aynı mesele devam ediyor.

Zehra Çam

Kimler Neler Demiş?

avatar
wpDiscuz