Hüseyin Ceylan Aranıyorsunuz

0
120

Sevgili dost Hüseyin Ceylan;

“Unutulan mektubun kefâretidir” diyerek başlayan bu güzel eseri, kitapseverlerin ortak posta kutusu mahiyetindeki sahafa bırakmanızın sebebini anlayabiliyorum.

Ali Ural’ı yaptığı radyo programları aracılığı ile tanımıştım. Edebiyat bölümü öğrencisi olan ev arkadaşımla birlikte sıklıkla takip ederdik yaptığı programları. Kitapları hakkında konuşur ve sevdiğimiz kısımları ekmeği paylaşır gibi paylaşırdık. Algıda seçicilik olsa gerek, sahafa uğradığımız bir gün rafta rastladım bu kitaba.

Bir çırpıda okunup kitaplığa yerleştirilecek bir kitap değildi benim için. Her gün yatmadan önce çekyata uzanır, üzerime kalın yün yorganı çeker ve baş ucuma koyduğum masa lambasını açıp, terapi niyetine bir kaç mektup okurdum. Günün yorgunluğunu üzerimden alırdı. Rahat bir şekilde uykuya dalardım Posta Kutusundaki Mızıkayla.

“Sevgili Dost!

Bu sabah kuş sesleriyle uyandım. Ne güzel değil mi? Hayır, güzel değil! Açık penceremden ok gibi dalıp yastığıma saplanan karga sesleriydi. Kuş sesleri dediğimde aklına asla karganın gelmediğini biliyorum. Bu, karganın da bir kuş türü olduğunu bilmeyişinden değil, karganın türünün en önemli özelliği olan güzel bir ötüşten mahrum oluşundan elbette. Yüzümü yıkarken acaba diyordum; acaba türümüzün en önemli özelliklerini taşıyor muyuz? Hareketlerimiz ve sözlerimiz nerelere saplanıyor? Acaba insan denince hatırlanıyor muyuz?”

Sevgili Dost; yollarımızın kesiştiği Yozgat’ta bulduğum bu kitap dolayısıyla aramızda bir bağ kurduğumuzu düşünüyorum. Nihayetinde ikimiz de aynı kitaba emek verdik. Bu kitap yüzünden aynı duygulara kapıldık.

Seni arıyorum şimdi. Hüseyin Ceylan nerdesin?.. Kitap hakkındaki düşüncelerini merak ediyorum. Bana bir mektupla cevap vermeni istiyorum.

Barış Kalemsiz

Kimler Neler Demiş?

avatar
wpDiscuz