Bir Avuç Mutluluk: Nergis

0
238

“Birileri mutsuzsa mutsuzlara nergis yolla. ” der Didem Madak…

bir avuc nergisİlkbaharın çıtırtısını duyurduğu şu güzel günde, buzul altında çokça incinen kalbimi yanıma alarak dışarı çıktım. Cam çaydanlığın içinden parıldıyordu güneş. Uzun zamandır yürümediğim sokaklardan yürüdüm, yürüdüm, yürüdüm. Kalbim, hüznünü asfaltlara döksün istedim. Bahçelere sıçratsın hayal kırıklıklarını. Sokak aralarında, çocuk cıvıltılarında, hafızasını unutsun istedim. Ama şehir, unutmak istediğimi sıkça anımsattı bana. Her anımsayışta derince aldım bir nefes. İyi mi geldi? Akciğerlerime belki iyi geldi ama kalbime sadece oyalanış durağıydı. İnsan böyle zamanlarda günlerce nereye gittiğini bilmeden yürümek ister. Yüzlerce yabancı insan suretine, “beni anlamadınız hiçbiriniz! Tıpkı benim de sizi hiçbir zaman anlayamacağım gibi. ” diye bağırmak ister. İçimden söyledim bunu bugün. Yüzüme bakan her insana söyledim. Ama mutluluk kadar mutsuzluk da dayanıksız sanırım. En azından benim için öyle. Karşıma çıkan saf bir güzellik, saplandığım dipsiz kuyuya bir pırıltı indirir. Elimde değil, kalbim ısınıverir aydınlığa. İlkbahara. Çocuğa ve çiçeğe… Ve çok geçmedi, ben parkın kuruyan yüzüne basa basa ilerlerken, bir ses çalındı kulağıma. ” bil kele daha döndül bil kele daha! ” Bu sözü söyleyen 2 yaşlarında dünya tatlısı bir kız. Parklarda kurulu olan, elle döndürülen bol çiçek süslü salıncağın bir tekine, koynundaki ayıcığa sıkıca sarılan, küçük kızdan geliyordu bu ses. Dünyanın tüm kargaşasını salıncağı döndürürken dışarı fırlatan çok güzel bir amcaydı salıncağı döndüren. Çocuğu öyle müthiş bir sevinçle döndürüyordu ki. Kalbim tüm acısını yere fırlattı bir anda. Seyre daldım bu güzelliği. Fotoğraf karesine sığdırmayacak kadar güzeldi. Bencillik yapıp, zihnime çektim. Mutluluğun formülünü, çocukların dünyasını kahkahayla döndürerek keşfetmişti amca. Sahi ben neden bu kadar kuyuya düşürmüştüm ki kalbimi? Dünya döndükçe güzelken, çocukluk yan cebimde beni gör diye bağırırken, ben neden kuyulara indim? Neden indirmelerine izin verdim? Şimdilik sorudayım. Belki bir gün cevapları da bulabilirim bu petrol isi şehirde. Şimdi diyeceksiniz ki ee nergis ne alaka? Nergis benim göbek adım, ama hayır konu bu değil. İnsan, kendi çiçeğinin kokusunu duyamazmış bazen. İnciten olurmuş onu. Avucunda sıkıca tutup soldurmak isteyen olurmuş onu. Ama bugün. Bir şehrin nergise aşıklığına tanıklık etmek çok mutlu etti beni. Hayır kastettiğim ben değilim tabi ki! Yol nergise götürdü beni. Küçük el arabasında 15-20 demetle şehre mutluluk satan iki çocuk gördüm. Nergisleri görünce çocuk cıvıltısı düşer suratıma. Nergis satıcısı çocuk, sevincimi farkedince daha büyük bir deste yaptı bana. “Nereden getirdiniz?” dedim. “Hasankeyf’in köylerinden topluyoruz. Yılın bu zamanında nergis kırları olur o dağlarda…  ” dedi. Hasankeyf’i öldürecek olanlar geldi aklıma… Kalbime bir hüzün daha… Yola devam ettim. Elimde Madak’ın nergisleri. Mutsuz ben, kendine nergis aldı. Olsun. Koklaya koklaya yürüdüm, artık insanları görmüyordu gözlerim. Nergisin müthiş diri kokusu ruhumdayken niye takayım ki ben kalabalığı. Madde düşkünü insanları. Ama nerden bileyim ki bu şehir insanının nergis aşkını. Nerdeyse yanımdan geçen birçok insan, avucumdaki nergis demetine gülümseyerek baktı. ” nergis çıkmış!” ” aaa nergis değil mi bu! ” “Hasankeyften olmalı bu nergisler” ” ne güzeller yaa” cümlelerini kurdular. Şaşırdım. Madak ne kadar da haklıymış. Mutsuzluğu yok edecek güzelliği bulup mısrasına indirmiş. Nergis çiçekleri ( mutluluk çiçeği) diye ek bir isim almalı. Nereye başvurulur bunun için? Hızını alamayan bazı kadınlar, teyzeler yanıma gelip ” pardon nergisleri nerden aldınız? ” diye sordular. Kimisi bir dal istedi. Ruhum öyle güzelleşti ki. Petrol isi şehir, nergis kokusuna bulanmış gibi geldi gözüme. Yapabilsem bir tarla nergisi dal dal insanlara dağıtacağım nerdeyse. Avucumda bir hazine taşıyor hissiyle eve vardım. Kapıyı açan babacığım da kocaman bir gülümsemeyle “aa nergis!” dedi. Odaya geçtim, annem. Onun için rahmetli abisinin yadigarıdır, vasiyetidir nergis çiçekleri. Ölmeden evvel demiş. “Benden sonra nergisleri çok sev ve beni hatırla! ” nergisleri gören annem, bunu tekrar edip ruhuna çekti kokuyu, gözlerinde yaş olsa da mutlu oldu. Şaşkınım. Mutluluk dedikleri bir nefes nergismiş. Masada bir koku mutluluk. İnsana bir avuç mutluluk. Kalbime bir sevgi mutluluk.  Evlere, sokaklara, pazarlara, şehirlere bir avuç nergis mutluluğu… Diyeceğim o ki. Şâirin sözünü dinlemeli:

” Birileri mutsuzsa mutsuzlara nergis yolla “

Ayşe Gönenç / 16. 02. 2016 – 17.20

Kimler Neler Demiş?

avatar
wpDiscuz