Neden fotoğraf sorusunun cevabı, Rus yönetmen Andrei Tarkovsky‘nin şu sözünde saklıdır: “Güzel, peşinden koşmayandan kendisini gizler.”

Benim için fotoğraf çekmek; bulmaktan çok aramak, varmaktan çok yolda olma halidir. Gittiğim yere ne zaman ulaşacağımı bilmediğim bu yolda; fotoğraf makinemi yanıma yoldaş etmektir. Bazen bir orman kuytusunda nazlı bir çiçeği okşamak, bazen bir kuzuyu bağrına basmak, bazen de bir meşe ağacıyla kucaklaşmaktır. Özetle “saklı güzellerin” yanında soluklanma halidir fotoğraf sanatı.

Fotoğraf; asıl kelime anlamı itibariyle ışıkla yazmak demektir. Ben, Işığı Analog bir dille yazıyorum. Çiçekleri, ağaçları, bütünüyle doğayı çekmeyi daha çok tercih ediyorum. Doğadaki her şeyi; olduğu gibi hakiki, içten sadece durup dinlemek hissetmek yetiyor bana.

Günümüzde herkesin elinde telefonlar yüksek kalitede ve çözünürlükte durmadan fotoğraf çektiği bir dönemde neden Analog sorusuna gelecek haftalarda geniş yer vereceğim. Nasıl çekiyorum kısmına gelince de fotoğraflarımı çekerken  kadrajı ruhum belirliyor, gözüm görüyor ve denklanşöre basıyorum. Fotoğrafta asıl olan gördüğünüzü değil görmek istediklerinizi dillendirebilmektir. Halk dilinde el emeği göz nuru denilen şeyin fotoğraf halidir benim yapmaya çalıştığım. Sonuçta fotoğraf ışıkla oluşuyor;  nur da bir ışık olduğuna göre gözümün nuru ifadesi yerini buluyor.
Hani bir türküde şöyle der “Bir derdim var bin dermana değişmem.” Ben derdimi, dermanımı, içimdeki sesi; kısaca bana dair ve beni ifade edebilecek her şeyi ışıkla yazabildiğim için mutluyum.

Analog tadında yeni fotoğraflarla görüşmek ümidiyle…

Analog Adam

Kimler Neler Demiş?

avatar
wpDiscuz