Alışkanlık Başa Bela!..

0
129

Alışmak duvarlarını çok yüksek ördüğümüzden olsa gerek; alışılmışın dışına çıkmaya cesaret edemiyoruz. Hayatı uykuyla uyanıklık arasında yaşamaya çalışıyor; daldığımız bu kanaat uykusundan bir ömür geçse de uyanamıyoruz. Kendi kurduğumuz sistemin bütün inceliklerini ezberliyor; onun dışında kalmayalım diye heveslerimizi kursağımıza hapsediyoruz. Metabolizmamız o kadar alışıyor ki bu sisteme, bir gün hata verdiğinde apışıp kalıyor; ne BAY Myapacağımızı şaşırıyoruz. Mecburlar; biz basit yaşadığımızı düşünüyoruz ama hata yapmamak için plan üstüne plan kuruyoruz. Hiçbir ayrıntıyı atlamadan, parmak ucunda yürümeye çalışıyor; acıya dayanmak için gözlerimizi kapatıyoruz. Halbuki o cesareti gösterebilsek, belki de biraz daha seveceğiz dünyayı.

Nazım Hikmet Usta’nın mevzuya çok yakışacağını düşündüğüm, bize dünyayı sevdirecek bir şiiriyle devam etmek istiyorum. Buyurun sevgili Mecburlar!..

http://mecburlar.com/cay-simit-peynir/

Dostlar; her gün aynı yolu kullanarak evine veya işyerine gidip gelen bir insanın, arka sokakta ne döndüğünden hiçbir zaman haberi olmayacaktır. Onun görebileceği insan manzarası, eviyle işyeri arasındaki mesafeye sığan insan sayısı kadardır. Her gün aynı bakkalı, aynı servis şoförlerini, aynı öğrencileri, aynı adamları, aynı kadınları görmeye devam eder. Yeni şeyler o kadar uzak gelir ki; farklı bir yoldan gitmeyi uğursuzluk bile sayabilir. Ve bu tekdüzeliğin içinde kaybolmaya bile aldırmaz. İnsan aldırmamaya bir başlarsa ne kendi durumunu, ne bir başkasının durumunu, hülasa hiçbir durumu üstünde durmaya değer bulmuyor.

Ben her insanın bir hikâyesi olduğuna inanırım. Bu memleketin hapishanelerini de, camilerini de, meyhanelerini de yine bu memleketin çocukları doldurmaktadır. Eğer akli dengesi yerindeyse hal-i pürmelalini ifade edecek bir sebep gösterebilir herkes. Hiç kimse göründüğü gibi değildir. O göbekli veya kaslı, zayıf veya şişman,üçgen veya yuvarlak vücutların neler barındırdığı bilinmez.

Geçenlerde Mecburlar Ailesinden bir ağabeyimizle muhabbet ederken konu ev kiralarına geldi. Kendisi standardın üzerinde bir evde oturuyor ve bu eve de yüklü miktarda kira ödüyor. Ben kiranın yüksekliğini düşünürken, o kirayı dert etmediğini, buna karşılık doğalgaz faturasının çok geldiğini söyledi. Bütün odaları ısıtmana ne gerek var; zaten iki kişi değil misiniz diye sorunca; hayır benim bir de çiçeklerim var dedi. Çiçeklerin konakladığı odalarda sıcaklığının düşmemesi gerekiyormuş. Çiçekler üşürse kendisi de üşürmüş. Fenerbahçe’ye mecbur olduğunu düşündüğüm adam, bunun yanında çiçeklerine de mecburmuş.

Selam olsun sana H. Ağabey…

Kimler Neler Demiş?

avatar
wpDiscuz